|
Romanin bas kahramani Mümtaz, çocukluk yillarini savasin içinde yasamis, babasinin öldürülmesini ve bir süre sonra da annesinin ölümünü görmüstür. Yasadigi bütün bu acilar ve çektigi sikintilar onu duygusal bir insan yapmistir.
Yetim kaldigi ve ona bakacak baska kimse olmadigi için, kendisinden 23 yas büyük olan amcaoglu ihsan'in yanina istanbul'a gönderilir. ihsan ve karisi onun adeta ikinci anne-babasi olurlar; ona bütün sevgilerini vererek yetistirirler.
Mümtaz büyür, olgunlasir ve Edebiyat Fakültesi'nde asistan olur. Birgün, kocasindan ayrilmis ve bir de çocugu olan Nuran isminde güzel bir kadinla tanisir ve ona asik olur. Bir süre sonra evlenmeyi planlamaya baslarlar. Fakat kadin güzel oldugundan taliplisi çoktur, bir de çocugunun olmasi onlari düsünceye sevketmektedir.
Nuran'in üniversiteden arkadasi olan Suat'in, evli olmasina ve bir de çocugunun olmasina ragmen, Nuran'a asik oldugunu ve onu istedigini açiklayan bir mektup yazmasi üzerine isler daha da karisir.
Nuran ve Mümtaz sonunda gizlice evlenme karari alirlar. Fakat bunu duyan Suat birgün bir yolunu bulup, Mümtaz ile Nuran'in yasadigi eve girerek kendini orada asar. ikisi de sok olurlar. Bunun üzerine Nuran: "Aramizda bir ölü var, artik evlenemeyiz!" diyerek bu isin artik olamayacagini söyler.
Bir süre sonra Mümtaz, Nuran'in eski kocasiyla baristigini ve evlenerek izmir'e gideceklerini ögrenir.
Bir de buna "agabeyim" dedigi ihsan'in agir hastaligi eklenince artik Mümtaz için buhranli günler baslar.
ihsan'in agir hastalik günlerinin birinde, ona ilaç almak için disari çiktigi bir sabah artik Mümtaz'in ruhuna çöken depresyon ortaya çikar ve Suat'in hayali ile karsilastigini sanir. Suat'in hayali onu ölüme çekmek ister. Mümtaz bir ara yere düser ve yüzü gözü kan içinde kalir. Kirik ilaç siseleriyle eve döner. Doktor, ihsan'in iyi oldugunu söylemektedir.
Diger taraftan ise radyodan II. Dünya Savasi'nin basladigi anons edilmektedir.
Mümtaz artik eski Mümtaz degildir. Depresyon içindeki haline doktor "Artik benimsin, sade benim!" der gibi bakmaktadir.
|